Propaganda, yalnızca sözlerin ya da imgelerin değil; iktidarın, ideolojilerin ve çıkarların toplumun zihin dünyasında kurduğu görünmeyen mimarinin adıdır. Kimi zaman bir afişte, kimi zaman bir sloganda, kimi zaman da gündelik bir haberin satır aralarında karşımıza çıkar. Amacı değişmez: İkna etmek, meşrulaştırmak, rıza üretmek.
Bu kitap, propagandanın kavramsal zemininden başlayarak, toplum mühendisliğinden retoriğe, halkla ilişkilerden yumuşak güce uzanan geniş bir çerçevede olguyu ele alıyor. Ardından, komünizmden faşizme, liberalizmin dönüşümünden farklı ideolojik varyasyonlara kadar uzanan tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor. Son bölümde ise Türkiye’nin yakın dönemi, özellikle 14 Mayıs 2023 seçimleri üzerinden siyasal propaganda pratikleri ve söylem stratejileri göstergebilimsel bir mercekle inceleniyor.
Eleştirel, kapsamlı ve disiplinlerarası bir bakış sunan bu çalışma, okuru propaganda olgusunu yalnızca tanımaya değil, onu kuşatan mekanizmaları sorgulamaya da davet ediyor. Çünkü her çağın propagandası farklı görünür, ama amacı hep aynıdır: Gerçeği yeniden üretmek, zihinleri yönetmek ve geleceği şekillendirmek.






