Silahsız Avcılar Seti

360.00 

4 İş Günü İçinde Kargoya Verilir.

 

Stok kodu: Silahsız Avcılar Set Kategoriler: Etiketler:

Bu Kitaptan 0 Adet Satıldı.

Kapadokya Macerası

Yamanlar, Elmalı Konakta her yıl yaptıkları kolej mezuniyet partisinin yedinci yıl partisinin hazırlığı içindedirler.

Davetliler Güniz’in sınıf arkadaşları, öğretmenleri, Sir’ler medyadan dostlar, dergiden mesai arkadaşları, yelken kulübünden koçlar, öğretim üyeleri ile bazı kaptanlar gibi elit kişilerdir. İçlerinde en önemli konukları fizik profesörleri Kerim Hocalarıydı.

Profesör Kerim son günlerde Cern’de onur konuğu olarak ağırlanmış ve burada BİG BANG projesi çalışmalarına katılmıştı.

Profesörün, üzerine başkaca çalıştığı, atom ışınlarını mas edecek, etkisinden koruyacak bir kalkan, bir zırh projesiydi. Öyle kaba kurşun alaşımlı giysiler maskeler değil, jel şeklinde olmalıydı bu zırh. İnsanlar bunu tenine bir merhem gibi sürecek ve öldürücü radyasyon ışınlarından etkilenmeyecekti.

Aynı akreplerin radyasyon ışınlarından etkilenmemesi ve radyasyondan koruyan kabukları gibi… Van gölünün sodalı suyu da radyasyona karşı bir koruyucu değil miydi?

Annesi Thetis Sytks’in suyu ile yıkadığı oğlu Akhilleus nasıl oklardan mızraklardan kılıç darbelerinden etkileyemiyorsa. Bu buluşta öyle radyasyon ışınlarından insanları koruyacaktı.

Profesör bu buluşunu formüle ederken, labaratuvar deneylerinde ortaya çıkan sonuçta toprağa ve suya karıştığında tüm canlıların sonunu getirecek kadar güçlü bir zehir bulduğunu anlayacak ve formülü yok etmeye karar verecektir.

Fakat geç kalmıştır. Formülü yok etmesine karşılık, çalışmalarını izleyen asistanı ile iş birliği yapan teröristlerce kaçırılır. Örgüt üyeleriyse buluşun yeniden formüle etmesi için bilinmeyen bir yerde ellerine tutmaktadırlar.

Yamanlar, sevgili profesörlerinin, parti sırasında konakta unuttuğu sigara tabakasını vermek için labaratuvarına gittiklerinde bu olanlardan habersizdiler.

————————

Mavi Bulut

Yamanlar alışverişten döngükleri bir saatte trafiğine takıldıkları köprü altında çadırlarını kuran Sirk sakinlerine rastlarlar. Bu renkli insanların çalışmalarını izledikleri sırada, köprü girişinde sıkışan trafik içinde canhıraş çığlıklar duyulur. Ortalık bir anda savaş alanına döner.

Çığlıklara neden olan sirkin reklamını yapan bir palyaçonun şempanzesidir. Şempanze türlü maskaralıklar yaparak araçların tepelerine dolaşmakta bazılarının açık camlarına tırmanıp içeri bakmaktadır.
Kadınları korkuttuğu için kovalanan bu sevimli şempanze Yamanların açık camından içeri girip, sahibi gelene kadar yanlarına saklanacaktır.

Güniz bu vesile ile tanıştığı palyaço Gino ve sirk oyuncuları ile hemen bir röportaj yapmak hevesine kapılır.
Eve geldiklerine ceket yakasına taktığı,elmas iğnenin yerine olmadığını fark ederler.

Son hafta içine maden kazılarında bulunan kaz yumurtası büyüklüğünde, MAVİ BULUT adını verdiği elması Güniz’e evlilik armağanı olarak vermek istemektedir.

Otelle davet edildikleri akşam yemek öncesinde, Devi elması Yamanlara gösterir. Bu soluk kesici güzellikteki henüz tıraşlanmamış değerli taş gözleri kamaştırmaktır.

Aynı günlerde otelde, gece yarısından sonra sirkin bir grup oyuncusunun sunduğu bir program sürmektedir. Programda, Yamanların aracına giren Şempanze ile Güniz’in röportaj yaptığı Gino adlı Palyaçonun ve kayıp eşyaların bulunduğu yerleri söyleyen çok ünlü Hintli kâhinin gösteri vardır.
Aynı gece düğün hediyesi olacak dünyanın en büyük yontulmamış elması Mavi Bulut esrarlı bir şekilde kaybolur.

Yamanlar beklenmeyen olayların ve entrikaların içine sürüklenirler.

—————-

Troya’nın Hazineleri

Yaman’ın doğum günü, yoğun bir çalışma gününün akşamüzerinde Elmalı Konağa dönerken bir trafik kazasına tanık olur. Önü sıra giden bir Citroen, taklalar atarak Aşiyan Mezarlığının duvarı dibinde yanmaya başlar. Genç gazeteci yanan arabadan sürücüyü alevler arasından çıkarıp kurtar­dığında yaralı adam, kendinden geçmeden Yaman’a bir paket vererek bunu Taksim’de adresini verdiği bir apartmanına götü­rüp vermesini rica eder.

Aynı gece, Yaman kazazedeyi hastaneye götürdüğü saatlerde. Taşçılar Müze müdürü, Elmalı Konak’a gelip Güniz’le görüşür. Müdür kaza geçiren antikacının ortağı olduğunu, televizyon haberlerinde ortağına yardım eden Yaman’ı tanıdığını söyleyerek. Olayın kasıtlı bir kaza olduğunu buna bağlı olarak, müzesinden çalınan bir tablet hakkında bilgi ister. Çalınan tablet Troya kazılarında bulunan kralın mührünü taşıyan bir akitin kopyasıdır.

Yaman ertesi gün emaneti verilen adrese götürmeden, Güniz emanetin değiştirilmediğinin kanıtı olarak pakette bulunan, Buda Heykeli’nin resimlerini çeker.

Yaman adrese emaneti götürdüğünde antikacının ikiz kardeşi oluğunu söyleyen kişiye teslim eder.

Öte yandan resimlerini çektikleri Buda’nın üzerindeki çizimlerin, bir hâzinenin haritasına benzediğini düşünen Yamanlar gizemi çözmek için efsane kent Troya’ya doğru yola çıkarlar. Fakat onla­rın Troya’ya varmasını istemeyen kişiler vardır ve bu kişiler yol boyunca tehlikeli tuzaklar planlamaktadırlar…

Yazar

Yayınevi

Basım Tarihi

Basım Yeri

Baskı Sayısı

Boyut

Dil

Kağıt Türü

Kapak Türü

Sayfa Sayısı